Trafik Kazası ve Tazminat Davaları
TRAFİK KAZASI NEDENİYLE TAZMİNAT DAVASI
ÖNEMLİ NOT: Trafik kazası sonucunda sakat kalanlara veya ölüm halinde ölenin yakınlarına ödenen “Destekten yoksunluk tazminatı” nda ya da “Maddi Tazminat” ile “Manevi Tazminat” konularında tazminatın alınması konusunda size yardımcı olacaklarını söyleyen aracı kişilere ya da aracı şirketlere itibar etmeyiniz. Trafik kazalarında zarar görenleri veya yakınlarını bulan ve aldıkları vekalet ile onlar adına davalar yürüten aracı kurumlar kişileri yeterince bilgilendirmeden her bir olayda alınan tazminatın en az yüzde 25’ini talep ediyor ya da sizin bilginiz dışında sigortadan alınacak tazminat bedelinden büyük oranda kar elde ediyorlar. Böylece trafik kazasında zarar gören sizler mahkeme yoluyla ya da avukat vasıtasıyla elde edebileceğiniz kazancın büyük bölümünü bu aracılara kaptırıyorsunuz. Oysa trafik kazası geçirdikten sonra iyi bir tazminat avukatına başvuru yapmanız, maddi ve manevi kayıplarınızı önlemek ve haklarınızı elde etmek adına en doğru yol olacaktır.
Yukarıdaki açıklamalarımızı dikkate alacağınızı düşünerek trafik kazası davası ya da trafik kazası tazminat davası olarak günümüzde araç kullanımları sonucunda trafikte meydana gelen kazaların tanımı ile konumuza bir giriş yapalım.
Trafik kazası nedir?
Trafik kazası, bir veya birden fazla araç veya kişinin hukuka uygun seyir, gidiş, duruştan çıkarak; çarpma, çarpılma, devrilme, yoldan çıkma, taşıttan düşme biçiminde, maddi, manevi, cismani olarak zarara uğramasıdır.
Trafik kazalarında her yıl ortalama 5 bin kişinin öldüğü, 100 binden fazla kişinin yaralandığı belirtilmektedir. Ancak kayıtlara geçmeyen ve bu nedenle hesaba dahil edilmeyen yaralı olduğu halde daha sonra ölenleri de bu hesaba eklersek her yıl ortalama 10 bin kişi trafik kazalarında hayatını kaybetmektedir. Ülkemizde meydana gelen trafik kazalarının %94’ü insan kaynaklıdır. İnsan kaynaklı kazalarda %27 sürücünün, %1 ise yolcunun hatası vardır. Geriye kalan %6’ lık insan kaynaklı olmayan kazalar ise %5 araç, %1 yol kaynaklıdır.
Trafik kazalarının sebep olduğu maddi ve manevi yaralar gün geçtikçe artmaktadır. Ülkemizde araç ve yolcu sayısının artması trafikteki araç ve kişi sayısını arttırmakta ve yeni kazaların meydana gelmesine sebebiyet vermektedir. Ülkemizde 1980 yılında 36.914 kazada 4.199 kişi ölüp, 24.608 kişi yaralanırken; 1999’da 438.338 kazada 4.596 kişi ölmüş, 109.899 kişi yaralanmıştır.
Bu kaza sayısındaki ykselişe paralel olarak maddi hasar 1980’de 100 Milyon TL iken, 1999’da 1 Milyar TL’ye çıkmıştır. Ülkemizde son 20 yılda trafik kazalarının neden olduğu maddi hasar toplamı 10 Milyar TL’i bulmuştur.
Trafik kazası geçirdim ne yapmalıyım?
Öncelikle, trafik kazası geçirildiğinde yapılması gerekenler hak kayıplarına uğramamanız açısından son derece önemlidir. Trafik kazası meydana gelmesi sonrasında kişiler yaşanılan panikle yapılması gerekenleri unutmakta, hastaneye kaldırıldığı için yokluğunda yapılan işlemlere katılamamakta veya yaşadığı korku ve panikle ne yapacağını şaşırmaktadır. Her şeyden önce trafik kazası yaptığınızda sakinliğinizi korumanız her şeyden önce gelmektedir.
Kaza yerinin ve yolun güvenliği için gerekli uyarı levhalarını gerektiği şekilde yerleştirdikten sonra, herhangi bir yaralama ya da ölüm riskine karşılık derhal 112 ambulansı arayınız. Uygulamada polis maddi hasarlı trafik kazalarına karışmıyorsa da ne olursa olsun, 155 polis ile irtibata geçiniz ve kazayı bildiriniz. Aracın kaskosu olması halinde maddi hasarlı trafik kazası da olsa alkol muayene raporu önem arz edecektir. Bu nedenle polis tarafından alkol muayenesi yapılması son derece önemlidir. Yine araçlarda yangın riski var ise 110 itfaiye ile irtibat kurabilirsiniz.
Elzem olan yukarıdaki işlemleri yaptıktan ve yol güvenliğini de sağladıktan sonra; kaza tespit tutanağı düzenleyin. Bu tutanak tek taraflı kazalarda polis nezaretinde tanzim edileceği gibi iki taraflı kazalarda karşılıklı kişilerin imzaları ile yaralanmalı veya ölümlü trafik kazalarında yine polis nezaretinde imzalanmalıdır. Kazanın boyutu ne olursa olsun, isterse yolun ortasında kaza yapmış ve trafiği de aksatmış olun. Unutmayın ki; orada size zarar gelmiş, aracınıza ya da canınıza… Her ne olursa olsun kaza tespit tutanağını tutarak karşılıklı imza ediniz. Kaza tespit tutanağını düzenledikten sonra karşı tarafın ehliyet sureti, araç ruhsat sureti ve kasko ile zorunlu sigorta poliçesi suretlerini mutlaka alınız. Kaza sonucu alınan hasar ve zararların fotoğrafını da çekmeyi ihmal etmeyin. Bu, açacağınız davada veya sigorta başvurusunda önem arz edecektir. Evrak eksikliği tazminat alamamanıza sebep olacaktır. Dolayısıyla kaza anında yapılması gerekenleri aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.
- Gerektiğinde ambulans, polis ve/veya itfaiye çağırınız ya da kazayı bildiriniz,
- Yol ve trafik güvenliğini sağlayınız,
- Kaza Tespit Tutanağı düzenleyerek imza ediniz,
- Karşı tarafın ehliyet fotokopisini alınız.
- Karşı tarafın ruhsat fotokopisini alınız.
- Karşı tarafın kasko ve sigorta poliçesi fotokopisini alınız,
- Alkol muayenesi yaptırınız,
- Kaza anını, hasar ve zararları gösterir fotoğraflar çekiniz.
Trafik kazası anında/sonrasında yapılan işlemleri yukarıda maddeler halinde belirttik. Gelelim bundan sonra aracın tamiri, araçtaki zararın tazmini ve yaralama ya da ölüm olması halinde tazminat işlemlerine.
ÖNEMLİ NOT: Belirtmek gerekirse; zorunlu mali sorumluluk sigortası 3. kişilere verilen maddi zararları poliçe limiti sınırlı olmak kaydıyla karşılamaktadır. Bazı sigorta şirketleri manevi zararı karşılamayı da poliçe teminatı olarak öngörmektedir. Bu nedenle karşı tarafın sigorta poliçesi son derce önemlidir. Kasko sigortası ise müşterisi olan araç malikinin kendi aracına gelen zararları karşılamak üzere düzenlenmektedir. Zorunlu sigorta gibi kasko sigortası karşı aracın ya da 3.kişilerin zararlarını tazmin etmemektedir. Dolayısıyla trafik kazası nedeniyle tazminat davalarında sorumluları belirlemek açısından bu ayrımı bilmek gerekmektedir.
İki Taraflı Maddi Hasarlı Trafik Kazası Meydana Gelmişse:
Bu halde iki araçlı ya da zincirleme şekilde bir trafik kazası meydana gelmiş olmalıdır. Zincirleme kaza meydana gelmesi halinde aracınıza çarpan aracın maliki, sürücüsü ve sigortası kusur durumuna göre sorumlu olabilmektedir. Eğer aracınız kaskolu ise aracınızı servise götürebilirsiniz. Kasko teminatı kapsamında kasko aracınızdaki hasarları karşılamakta, karşıladığı hasarı da karşı aracın sigortasından tazmin etmektedir. Bu halde sizin yapmanız gereken pek bir şey olmamaktadır. Eğer kaskonuz yok ise ve karşı araç kusurlu ise aracı yukarıda sayılı evraklar ile servisinize tamir edilmek üzere bırakınız. Servis zararı karşı aracın sigortasına bildirip sigortadan karşılamakta yine sizin cebinizden onarım ücreti çıkmamaktadır. Ancak bazı servisler sigorta ile uğraşmak istememektedir. Bu halde cebinizden çıkacak para ile kendi aracınızı en güzel şekilde yaptırınız ve servis kayıtları ile parça ve işçilik faturalarını da saklayınız. Bu halde bir avukata başvurduğunuzda karşı aracın sigortasından ödediğiniz bedellerin tamamını avukat aracılığıyla alabilirsiniz.
Tek Taraflı Maddi Hasarlı Trafik Kazası Meydana Gelmişse:
Bu halde karşı araçtan söz edilemeyecektir. Dolayısıyla ya kusurlu olan siz, yol bozukluğu veya öngörülemeyen başka bir sebepten dolayı Karayolları ya da 3.kişiler kazaya sebebiyet vermiş olabilir. Kaza sebebiyle sorumluları belirlemek son derece önemlidir. Bu halde eğer aracınız kaskolu ise aracınızı servise götürebilirsiniz. Kasko teminatı kapsamında kasko aracınızdaki hasarları karşılamakta, karşıladığı hasarı da karşı aracın sigortasından tazmin etmektedir. Bu halde sizin yapmanız gereken pek bir şey olmamaktadır. Eğer aracınız kaskolu değilse maalesef aracınızın tüm zararlarını kendiniz karşılamak zorundasınız. Kusura etki eden başka bir kurum ya da kişi olduğun düşünürseniz bunlara karşı zararınızı rücu edebilirsiniz.
Yaralanmalı ya da Ölümlü Trafik Kazası Meydana Gelmişse:
Araca gelen zararlar bakımından yukarıdaki “İki Taraflı Maddi Hasarlı Trafik Kazası Meydana Gelmişse” başlıklı açıklamalarımız geçerlidir. Bununla birlikte yaralama veya ölüm trafik kazasının aynı zamanda adli vakıa olmasına sebep olmaktadır. Bu halde kusuru ile başkasının yaralanmasına ya da ölmesine sebep olan kişinin cezai sorumluluğu doğmaktadır. Trafik kazasına karışan sürücüler, görgü şahitleri, yaralanan kişiler, olayın meydana gelişi ve bedensel ve cismani zararlar hakkında emniyette ifade vermekte, karşı taraftan şikayetçi ya da davacı olup olmadığı sorulmaktadır. Bu aşamada sadece cezai sorumluluğun ve cezai işlemlerin yapılacağını lütfen unutmayınız. Tazminat haklarınız baki kalmakta ve ayrıca başka bir davada görülecektir. Aşağıda bu konuya da ayrıntılı şekilde yer vereceğiz.
Trafik kazası tazminat hakkını da beraberinde getirmektedir. Yukarıda izah ettiklerimiz kaza anında ve sonrasında yapılacaklar hakkında kısa bir ön bilgilendirme niteliğindedir. Trafik kazası geçiren sizler geç olmadan bir avukata danışabilir yapacaklarınız hakkında bilgi edinebilir ve tüm işlemlerinizi avukatınız aracılığı ile eksiksiz şekilde gerçekleştirebilirsiniz. Zira trafik kazası sebebiyle tazminat talebinizin belli usuli işlemler çerçevesinde süresinde ve zamanında yapılması büyük önem taşımamaktadır. Bu anlamda trafik kazası Samsun ili sınırları içinde yapılmış olsun ya da olmasın trafik kazası tazminat avukatı olarak Samsun trafik kazası avukatları arasında saygın hukuk bürosu olarak sizlere hizmet vermekten memnuniyet duyacağımızı bilmenizi isteriz. Lütfen trafik kazası tazminat davalarınız için bizimle iletişime geçiniz.
TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVASI
Trafik kazalarından doğan zaralar sebebiyle tazminat hükümleri, kural olarak Karayolları Trafik Kanunu’nda (m.85 vd.) ile Borçlar Kanunu’nda yer almakta ve bu sorumluluk nitelik itibariyle kusursuz sorumluluk teşkil etmektedir. Karayolları Trafik Kanunu, madde 90’da belirtildiği üzere maddi tazminatı biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında genel hüküm niteliğindeki Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Trafik Kazası Nedeniyle Tazminat Davasını Kimler Açabilir?
Bu soruyu ikili bir ayrıma giderek yapmak yerinde olacaktır. Buna göre trafik kazasında zarar gören kişi, yaralanmışsa ya da aracı zarar görmüşse ancak sağ ve hala yaşıyor ise, Borçlar Kanunu’nun 41., 45. ve 47. maddeleri uyarınca bizzat kendisi maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Ancak mağdur kaza sonucunda ölmüş ise, maddi ve manevi zarara uğrayan yakınları (eşi, çocukları, kardeşi, anne-babası, nişanlısı, bakım ve desteği altındaki kişiler) destekten yoksun kalma tazminatı adı altında maddi ve manevi tazminat açma hakkına sahiptirler. Kişinin ölmeden evvel dava açtığı durumda ise bu kişiler açılan davaya devam edebileceklerdir.
Trafik Kazası Sebebiyle Tazminat Davası Kimlere Karşı Açılabilir?
Trafik kazalarında kusur tespiti, kaza sonrasında sorumluları belirleyebilmek adına önem arz etmektedir. Kaza sonrasında meydana gelen zarar özellikle yaralanmalı ve ölümlü trafik kazalarında oldukça büyük ölçekli olabilmektedir. Kişi uzuvlarından birini ya da birkaçını kaybedebilmektedir. Kaybettiği uzvu mesleğini icra etmesi açısından ya da günlük yaşamını devam ettirmesi açısından önem arz edebilmektedir. Bu halde kusurlu olan araç sürücüsü ya da araç malikine başvuru yapmak ilk olarak akla gelendir. Ancak bazen bu kişilerin maddi durumu zararı karşılamaya yetmemektedir. Bu halde kusurlu aracın sigortası zararın tazmini açısından başvurulabilecek en iyi yöntemdir. Karayolları Trafik Kanunu Madde 97 “Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir.” hükmünü içermekte ise de son dönemde zararın tazmini için sigortaya başvuru zorunluluğu getirilmiştir. Sigortaya başvuru yapılmadan açılacak tazminat davaları reddedilmektedir.
Sigorta ile birlikte, Borçlar Kanunu’nun 49 maddesine göre kusur sorumluluğu çerçevesinde araç sürücüsüne karşı da tazminat davası açılabilir. Karayolları Trafik Kanunu m.3 ve 85/1 hükümlerine göre araç maliki(sahibi) de kusursuz sorumluluk çerçevesinde sürücüsünün vermiş olduğu zarardan (tazminattan) sorumludur. Yine araç sahibinin yanında bazen araç işleteni sıfatını haiz kişiler de tazminattan sorumlu tutulabilmektedir. Örneğin; araç uzun süreli kiraya verilmiş ise araç malikinin yerine tazminat sorumlusu olan kişi aracı uzun süreli kiralayan kiracıdır.
İstisnai bazı durumlarda yaralanmalı veya ölümlü trafik kazalarında sigortanın olmaması durumu ile karşı karşıya kalınabilmektedir. Bu halde zararın tazmini zor gibi görünse de Güvence Hesabı adı altında bir kurum tayin edilmiştir. Bu kuruma başvuruda bulunmak suretiyle de zarar tazmin edilebilecektir.
Trafik Kazası Maddi ve Manevi Tazminat Davasında Zamanaşımı Süresi Nedir?
Trafik kazası tazminat davasında zamanaşımı konusu belki de en önemli konudur. Zamanaşımı süresi kaçırıldıktan sonra tazminat talebi zamanaşımına uğramakta ve talep edilememektedir. Trafik kazası meydana gelmesi ile zamanaşımı süresi işlemeye başlayacaktır.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 109.maddesine göre: “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.” Görüldüğü üzere maddi zararlara ilişkin açılacak tazminat davalarında zamanaşımı süresi 2 YIL ve 10 YIL olarak belirlenmiştir. Ancak işbu kanun maddesinin devamında “Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.” şeklinde bir ifadeye yer verilmiştir.
Dolayısıyla trafik kazasında yaralanma olması halinde “taksirle adam yaralama”, ölüm olması halinde ise “taksirle adam öldürme” suçu meydana gelecektir. Dolayısıyla cezayı gerektiren bir fiilden bahsedildiği için de kanunda öngörülen “uzamış ceza zamanaşımından” yararlanılabilecektir. Daha detaylı bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davalarında Görevli Mahkeme Neresidir?
Trafik kazası tazminat davasında görevli mahkeme Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre kural olarak Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Ancak sigorta şirketine karşı yöneltilecek tazminat davası, sigorta şirketlerinin yapmış olduğu işlemler Türk Ticaret Kanunu’nda ticari iş niteliğinde sayıldığından Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülmelidir.
Trafik Kazası Sebebiyle Maddi ve Manevi Tazminat Davalarında Yetkili Mahkeme Neresidir?
Trafik kazası tazminat davalarında yetkili mahkeme çeşitlilik göstermektedir. Haksız fiilden söz edileceği için birden çok yetkili mahkeme öngörülmüştür. Buna göre;
HMK m.6’ya göre genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri adresidir. Davalı tarafta bulunan kişilerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesinde tazminat davası açılabilir. Örneğin Samsun’da meydana gelen bir trafik kazasında karşı aracın sürücüsünün yerleşim yeri Amasya, karşı araç sahibinin yerleşim yeri Sivas ise dava Amasya’da da Sivas’ta da açılabilecektir.
HMK m.16’ya göre trafik kazasının meydana geldiği yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda verdiğimiz örnekten yola çıkarsak dava Samsun’da da açılabilecektir.
Yine HMK 16’ya göre kazan yapan ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de davaya bakmakla yetkilidir. Yukarıdaki örnekten devam edecek olursak zara gören ve davayı açacak kişinin yerleşim yeri Sinop ise davayı Sinop’ta da açabilecektir.
Son olarak HMK 14’e göre sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde de dava ikame edilebilir. Ayrıca bölge müdürlüklerinin bulunduğu yerde de tazminat davası açılabilmektedir.
Maddi Hasarlı Trafik Kazası Sebebiyle Tazminat Davasında Hangi Zararlar İstenebilir?
Bu halde iki araçlı ya da zincirleme şekilde bir trafik kazası meydana gelmiş olabilir. Bu halde kusuru olan taraftan araçta meydana gelen zararlar, değer kaybı ve kazanç kaybı tazminat olarak talep edilebilecektir.
Araçta Meydana Gelen Hasarlar:
Araç maddi hasar görmüş olabilir. Kaportasında meydana gelecek hasarlar olabileceği gibi aracın yürüyeninde ya da motor aksamında da zarar meydana gelmiş olabilir. Aracın boya yapılması gerekli olabilir ya da kaporta işçiliği gerekebilir. Bu halde aracın eski haline getirilmesi için yapılacak tüm masraflar kusurlu olan karşı taraftan istenebilecektir.
Değer Kaybı:
Yukarıda belirttiğimiz üzere bazen oluyor ki aracın kazası sonrasında tramerde kaza bilgileri yapılan masraflarla ve tarihi ile birlikte gözüküyor. Bu halde alıcı kişiler aracı almaya yanaşmıyorlar ya da satıcı aracın emsali 150.000 TL ise 100.000’ye satmak zorunda kalıyor. Bu durumda meydana gelen trafik kazası neticesinde 50.000 TL’lik bir değer kaybı meydana gelmektedir. İşbu değer kaybından çoğu sürücü bihaberdir. Değer kaybı aracın modeline, kilometresine, değişen parçanın olup olmamasına göre değişebilmektedir. Bazen 1.000 TL olan değer kaybı bazı kazalarda 50.000-100.000 TL’lere kadar da çıkabilmektedir. Çoğu sürücü aracın onarımından sonra değer kaybını almaksızın yaşamına devam etmektedir. Ancak değer kaybının da tahsili sürücüler için bir haktır ve bu hakkın elde edilmesi için ofisimizle irtibata geçekten çekinmeyiniz.
Kazanç Kaybı:
Trafik kazası sonrasında hasar gören araç günlerce belki haftalarca serviste onarım için beklemektedir. Araç sürücüsü bu dönemde aracından mahrum kalmakta, eğer ki araç ile bir kazanç sağlıyor ise bu kazancından da olmaktadır. Bazı hallerde ise sürücü onarım süresince başka bir aracı kiralamak zorunda kalmaktadır. Kişiler aracın onarımı süresinde uğradıkları kazanç kaybı ile araç kira bedelini de karşı taraftan tazmin edebilmektedir. Ancak kazanç kaybından sigorta sorumlu değildir. Bu talep araç sürücüsü ile araç işletenine yöneltilmelidir.
Ölümlü Trafik Kazası Sebebiyle Tazminat Davasında Hangi Zararlar İstenebilir?
Öncelikle belirtmek gerekirse yukarıda belirtilen zarar kalemleri bakidir. Bu halde de işbu zararların talep edilmesi mümkündür. Bununla birlikte ölümlü trafik kazalarında hangi zarar istenebilir sorusuna şu şekilde cevap verilebilecektir:
-Ölenin Her Türlü Cenaze Masrafları:
Trafik kazası sonucu ölen kişinin yakınları, merhumun cenaze ve defin işlemleri için harcadıkları paranın tamamını davalıdan tazmin edebilirler. Burada cenaze ve defin işlemleri içerisinde, defin için harcanacak tüm masraflar alınabilir. Örneğin cenazenin bir yerden başka bir yere taşınması için ödenecek ücretler, kefen masrafları, cenaze töreni için yapılan harcamalar, yemek giderleri… gibi masraflar davalılardan talep edilebilir.
-Ölüm Hemen Gerçekleşmemişse Tedavi Masrafları:
Bazı trafik kazası sonrasında yaralanan kişinin tedavisi bir süre de olsa hastanede devam edebilmektedir. Bu süre zarfında kişiye ilaçlar ve tetkikler yapılabilmekte ve bunlar için ücret ödenebilmektedir. Dolayısıyla merhumun yakınları tarafından yapılacak bu masraflar da davalılardan talep edilebilecektir.
-Manevi Tazminat Davası:
Ölümlü trafik kazası tazminat davası olarak merhum yakınlarının kişinin ölümü ile duymuş oldukları, elem, keder, acıyı bir nebze de olsa hafifletebilecek bir miktarda manevi tazminat davası açılabilecektir. Bu davayı merhumun eşi, çocukları, anne-babası, kardeşleri ya da nişanlısı) açabilecektir.
-Destekten Yoksun Kalma Tazminatı:
Destekten yoksun kalma tazminatı, trafik kazası sonucunda yaşamını yitiren kişinin muhtemel yaşam süresi içinde çalışarak sağlayabileceği kazancından ayırmak suretiyle desteğinden yoksun kalanlara yapabileceği yardım tutarının bunlara peşin olarak ve toptan ödenmesidir.
Burada önemli olan merhumun desteklenene sağlığında fiilen ve devamlı olarak kısmen veya tamamen bakımını sağlayacak şekilde yardımcı olmasıdır. Bu sebeple, sadece eşler, çocuklar veya anne ve babalar değil, kardeşler, nişanlılar, evlilik dışında birlikte yaşayanlar da destekten yoksun kalma tazminatı alacaklısı olabilirler.
Bu tazminatın istenebilmesi için, ölen kişinin bakım gücü ve bakım ihtiyacının da bir arada bulunması gerekmektedir. Eğer bakım gücü yoksa destekten, bakım ihtiyacı yoksa desteklenenden söz edilemez.
Desteklenenlerin zarar süresinin başlangıcı kişinin ölüm tarihidir. Her şeyden önce trafik kazası sonucunda yaşamını yitirmeyip hayatta kalsaydı işçinin daha ne kadar bir süre desteklenenlere yardımcı olacağının belirlenmesi gerekir.
İş kazası sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecek kişiler sayılanlarla sınırlı olmamak kaydıyla eş, nikahsız eş, çocuklar, anne-baba ve kardeşlerdir.
Yaralamalı Trafik Kazası Tazminat Davasında Hangi Zararlar İstenebilir?
Şartları oluşması halinde araçta meydana gelen hasarlar, değer kaybı ve kazanç kaybı istenebilecek zarar kalemlerindedir. Bunun yanında;
-Çalışma Gücünün Kaybından Doğan Zararlar:
Tazminata yol açacak bedensel(cismani) zarar, trafik kazası sonucunda örneğin bir organın kopması, kırılması ya da yaralanması veya görme ya da işitme duyularının azalması biçiminde ortaya çıkabilir.
-Ekonomik Geleceğin Sarsılmasından Doğan Zararlar:
İşçi, iş kazası sonucunda ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle de davalılardan maddi tazminat talep edebilir. Bazı hallerde trafik kazası sonucunda çalışma gücünde herhangi bir eksilme meydana gelmemesine rağmen kişinin ekonomik geleceğinin sarsılması da mümkündür. Trafik kazası nedeniyle fiziki görünüşte meydana gelen örneğin yüzde iz bırakan yaralar, saçın yanması gibi olumsuz değişiklikler çalışma gücünü azaltmasa bile özellikle toplum önünde görünmeyi gerektiren sahne sanatçılığı, satış elemanı, otel personeli, garsonluk gibi işlerde işçinin eski işinde çalışma veya yeni iş bulma olanaklarını çok azaltabilir ya da ortadan kaldırabilir.
-Tedavi Masrafları:
Bu nedenle işçinin trafik kazası ile uygun nedensellik bağı içinde bulunan, onun çalışma gücünü yeniden kazandırma amacı güden tüm tedavi giderlerinin karşılanması gerekir. Hastaneye ulaşım, teşhis, tedavi, ameliyat, protez takılması vd. giderler tazmin edilmesi gereken maddi zararlar kapsamında değerlendirilecektir.
-Manevi Tazminat Davası:
Trafik kazası sonrasında yaralanan kişi duymuş olduğu acı, elem ve ızdıraba karşılık davalılardan manevi tazminat talep edebilecektir. Ancak yaralanan kişinin yakınları ancak ağır bir bedensel yaralanma olması halinde ya da uzuv kaybı olması halinde şartları oluştuğunda manevi tazminat davası açabileceklerdir.
Trafik Kazası Tazminat Davası Harç ve Masraflar Nelerdir?
Trafik kazası nedeniyle açılacak maddi manevi tazminat davalarında harç oranı nispi olarak belirlenmektedir. Dava bedeli ne kadar yüksek olursa dava açılırken ödenecek harç miktarı da ona göre yüksek olacaktır. Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında binde 68.31 oranında bir peşin harç bedeli belirlenmiştir. Bunun haricinde tebligat giderleri, bilirkişi ücretleri, keşif ücreti, tanık ücreti gibi masraflar da davanın açılması ile birlikte Mahkeme Veznesine ödenmesi gereken bedellerdir. Örneğin günümüz itibariyle 50000 TL bedelle açılacak bir tazminat davasının dava masrafı yaklaşık 1.200 TL civarındadır.
Trafik Kazası Sebebiyle Tazminat Davası Belirsiz Alacak Davası Olarak Açılabilir Mi?
Bu soruyu iki kısımda incelemek ve cevap vermek daha doğru olacaktır. Esasında HMK hükümleri gereğince manevi tazminatın da kısmi olarak açılabileceği görüşü doktrinde tartışılmaktadır. Trafik kazası maddi tazminat davası belirsiz alacak olarak açılabilmektedir. Bunda herhangi bir beis bulunmamaktadır. Zira maddi zararın tespiti kaza sonrası çok zor olmaktadır. Dolayısıyla yargılama aşamasında maddi zararın bilirkişi marifetiyle belirlenmesi yerinde olacaktır. Ancak Yargıtay içtihatlarında görüldüğü üzere trafik kazası manevi tazminat davası belirsiz alacak olarak açılamamaktadır. Yargıtay, duyulan üzüntü ve kederin yargılama süresince değişmesinin mümkün olmadığı, sabit olduğu gözetilerek böyle bir sonuca vardığı kanaatindeyiz. Dolayısıyla maddi tazminat kısmi olarak belirtilebileceği gibi manevi tazminat istemi ıslah yolu ile de olsa yargılama aşamasında arttırılamayacaktır.
Trafik Kazası Tazminat Hesaplama Nasıl Yapılır? Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Manevi Tazminat Nasıl Hesaplanır?
İşbu soruya net bir şekilde yanıt vermek mümkün değildir. Ancak tazminat hesaplaması, her olayın oluş şekli, kusur durumu, maluliyet durumu gibi birçok unsur hesaba katılmak suretiyle alanında uzman hesap bilirkişileri tarafından yapılmaktadır. Emsal birçok karar bulunmaktadır. Yaklaşık ve ortalama bir tazminat bedeli belirlenebileceği gibi, net hesaplama yargılama esnasında yapılacaktır.
Trafik Kazası Nedeniyle Tazminat Davası İçin Emsal Yargıtay Kararları
- Sigorta şirketince yapılan ödemenin zarardan indirilmesi gerekir. (17. HD. 15.02.2005, 2069/1158)
- Davalının gelirinin bulunmaması, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olması nedeniyle tazminattan indirim yapmak gerekir. (4. HD. 19.10.2014, 10009/11909)
- Destek tazminatında önce zararla ilgili olan, sonra da tazminatla ilgili olan indirimler yapılır. (4. HD. 09.06.2014, 893/7511)
- Destek olma süresi, desteğin hangi yaşa kadar çalışıp, kazanç sağlayabileceğine ilişkin bilirkişi raporu esas alınarak belirlenmelidir. (4. HD. 17.06.2014, 15064/9838)
- Tazminatın, karar tarihine en yakın verilere göre hesaplanması gerekir. (4. HD. 14.06.2014, 7096/7706)
- Ölenin lenf kanseri olması sebebiyle tedavi gördüğü anlaşıldığına göre, ölmeseydi tıbben ne kadar daha yaşayabileceği belirlenerek destek olma süresinin hesabı yapılmalıdır. (4. HD. 16.10.2003, 6377/11862)
- Aracın tamamen zayi olması halinde aynı özelliklere sahip yeni araç edinilmesi için gerekli zorunlu giderler istenebilir. (17. HD. 01.02.2005, 14831/467)
- Zincirleme kazada hasar ayrı ayrı belirlenmelidir. (4. HD. 09.07.1998, 2501/4032)
- Araçtaki değer kaybı ve kullanma yoksunluğundan doğan zarar tazmin edilmelidir. (4. HD. 17.03.2004, 13832/3368)
- Borçlar Kanunu m.47’deki “ölenin ailesi” kavramını geniş yorumlayarak ölenle hak sahibi arasındaki eylemli ve gerçek bağı esas almak gerekir. (4.HD. 06.11.1998, 5648/8925)
Trafik Kazası Tazminat Davası İçin Avukat Tutmak Gerekli Mi?
Salt avukatlık mesleğini icra ediyor olmamız bu soruya olumlu cevap vermemizi gerektirmemektedir. Ancak trafik kazası nedeniyle açılacak tazminat davaları gerek usuli işlemlerin yerinde ve zamanında yerine getirilmesi gerekse maddi, manevi hak kayıplarına uğramamanız açısından iyi bir tazminat avukatı tarafından takip edilmesi zorunluluk arz etmektedir. Trafik kazası tazminat avukatı vasıtasıyla incelenmeli, olay örgüsü araştırılmalı, evraklar eksiksiz bir şekilde toplandıktan sonra gerekli başvurular yapılmalıdır. Dolayısıyla trafik kazası sebebiyle zararlarınızın maddi ve manevi anlamda tazmini için hukuki bir destek almanız oldukça önemlidir.
İş kazası sebebiyle açılacak tazminat davası için bu yazımızı inceleyebilirsiniz. Yine boşanma sebebiyle açılacak maddi ve manevi tazminat hakkındaki açıklamalarımız için burayı ve genel anlamda tazminat davalarınız için bu yazımıza göz gezdirebilirsiniz.

Iyi günler beni zor duruma düşüren bir konu var bana bu konuda yardımcı olursanız sevinirim ben 2014 de bir motor sattım ama devrini veremedim 2015 de devrini aldılar ve bu süreç icerisinde motorla kaza yapılıyor kazada motorun arka koltuğundaki insan yararlanıyor ama benim bunlardan hiç şekilde haberim olmuyor ve bana her hangi bir bildirim gelmiyor kağıt gelmiyo .2019 da bana sigorta şirketi avukat masraflariyla birlikte 43 bin borç göndermiş aynı borcu kaza yapan şoföre de göndermiş şoförün ehliyeti yokmuş ben bu kazayla alakam yok ben bu borcu ne neyaparsam odemem yeni sonuçta benlik bişey yok ruhsat sahibi ben olduğum için bana da göndermiş bana bu konuda bilgi verirseniz neyapmam konusunda çok sevinirim ( not bu sigorta avukatinla görüştüm bana dediki taahut hazirlarim bu taahutu imzalarsa borç senin üzerinden kalkar kazayı yapan üzerine almış olur dedi şimdi de evrakları hazırlamış taahut felan diyo ki ödemede her hangi aksaklık olmadığı taktirde sana bişey olmaz aksi taktirde olur dedi o zaman o taahutun ne anlamı kaliyo borç benim uzerimden kalkmadiktan sonra önce bişey olmaz dedi sonra da olur diyo . Yardımcı olursanız sevinirim
Merhaba,
İçinde bulunduğunuz durum hukuki destek almanızı gerektiriyor.
Sitemiz üzerinden maalesef hukuki danışmanlık hizmeti vermiyoruz. Buradaki içerikleri sadece bilgilendirme amaçlıdır.
Konu ile ilgili tarafımızdan randevu talebinde bulunabilirsiniz.