Tazminat Davası

Tazminat Davası

Öncelikle trafik kazası sebebiyle tazminat davalarıkıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve boşanma tazminatı konulu yazılarımız ayrıca incelenmiş olup, bu yazıda daha çok haksız eylemden kaynaklı genel anlamda tazminat davası üzerinde duracağız.

Borçlar kanunumuzun 41. maddesi “Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur. … ” şeklinde düzenlenmiştir.

Tazminat davası nedir? Buna göre bir kişi kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak bir başkasını zarara uğratırsa zarara uğratması halinde tazmin borcu doğar. Hukukumuzda kişiler uğradıkları zararların giderilmesini tazminat davaları ile talep ederler.

Tazminat davaları, maddi tazminat ve/veya manevi tazminat olarak açılabilmektedir.

Manevi Tazminat Davası herhangi bir kişi ya da kurum tarafından uğramış olduğu manevi üzüntünün, acı ve ıstırabın maddi anlamda karşılığının talep edildiği dava türüdür.

Maddi Tazminat Davası ise kusurlu ve hukuka aykırı bir davranış sonucu kişinin maddi anlamda ispat edilebilmesi mümkün zararının talep edildiği dava türüdür.

Herhangi bir haksız eylem sonrasında işbu davalar birlikte açılabileceği gibi haksız eylemin meydana kişide meydana getirdiği zararın türüne bağlı olarak birbirinden bağımsız olarak da açılabilecektir.

Tazminat Davası Şartları- Tazminat Davası Açma Şartları Nelerdir?

HUKUKA AYKIRI FİİL (HAKSIZ EYLEM)

Her şeyden önce tazminatın söz konusu olabilmesi için bir kişi tarafında işlenmiş olumlu ya da olumsuz hukuka aykırı bir eylem olmalıdır. Hukuka aykırılık, kişilerin hukuken korunan değerlerini zarardan uzak tutma amacı güden, bu amaçla emir ve yasaklar içeren davranış normlarına aykırı davranmayı ifade eder. Bazen zarar verici eylem, kusurla işlendiği halde bazı koşullar eylemin haksızlığını ve hukuka aykırılığını ortadan kaldırır. Hukuka aykırılığı ortadan kaldıran haller;

  • Yasal Savunma (Meşru Müdafaa):

Bir kimsenin kendisini veya başkasının hukuki varlığına yönelik var olan ya da çok yakın bulunan hukuka aykırı bir saldırıyı defetmek üzere saldırganın hukuki varlığına zarar verilmesi durumunda meşru müdafaa vardır. Meşru müdafaa hukuka aykırılığı ortadan kaldırdığından meşru müdafaa halinde zarar veren kimseden bu zarar tazminat davası ile talep edilemez.

  • Zorda Kalma Hali (Zaruret Hali):

Bir kimsenin kendisinin ya da bir başkasının kişi veya malvarlığına yönelik ani bir tehlikeden kurtulabilmek için başkasının malına zarar vermesi halinde zaruret halinden söz edilir. Zorda kalarak başkasına zarar veren kişi zararı kural olarak ödemek zorunda değildir.

  • Kendi Hakkını Koruma:

Bir kişinin hakkı saldırıya uğradığı zaman, bu kişinin hakkını korumak üzere yetkili devlet makam ve organlarına başvurması gerekir.

  • Zarar Görenin Rızası:

Haksız fiil sonucu zarar gören kişi, bu zarara kendisi razı olmuşsa bu da hukuka aykırılığı ortadan kaldırır ve dolayısıyla tazminat ödenmesi gerekmez. Ancak rıza, kanuna, ahlaka ve kişilik haklarına aykırı biçimde verilemez.

  • Kamu Gücünün Kullanılması:

Polis, jandarma, icra memuru gibi görevliler görevlerini yerine getirirken bir başkasına zarar verirlerse yetkililerin sınırlarını aşmamış olmaları koşuluyla zarardan sorumlu tutulamazlar.

KUSUR

Başkasına zarar veren bir eylemin haksız fiil sayılabilmesi yani tazminat davasına konu edilebilmesi için bu fiili işleyen kişinin kusurlu olması gerekir. Peki kusur nedir? Kusur, haksız fiil işleyen kişinin ya da kurumun böyle bir eylemin zararlı sonuçlar doğurabileceğini ve hukuka aykırılığını bilerek ve bunu isteyerek hareket etmesi ya da bu sonucun meydana gelmesini istemese bile meydana gelmesini önleyici davranışlarda bulunmamasıdır. Kusur kastla işlenebileceği gibi ihmalle de işlenebilir. Kusurun dereceleri denilince “Ağır Kusur” ve “Hafif Kusur” anlaşılır. Kast ve ağır ihmal (orta seviyedeki bir kişinin alacağı önlemi almama) ağır kusur niteliği taşır. Buna karşılık hafif ihmal (ancak dikkatli kişilerin göstereceği özeni göstermeme) de hafif kusuru oluşturur. Bu yönüyle hafif kusur, daha az tazminata hükmedilmesine yol açabilir, fakat her halükârda tazminatı gerektirir.

Kusursuz Sorumluluk Halleri

Tazminat davası açılabilmesi için genel anlamda haksız eylemi gerçekleştiren kişinin kusurlu olması gerekir. Ancak kanun koyucu sorumlu tutulacak kişinin kusuru bulunmasa da bazı durumlarda sorumlu tutulabilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Bu durumlar 3 ana gruba ayrılır. Bunlar; tehlike sorumluluğu (insanlar ve çevre için tehlike yaratan faaliyetlerden dolayı); hakkaniyet sorumluluğu ( hakkaniyet gerektirdiği için zarar ödeme); gözetim ve özen gösterme borcundan doğan sorumluluk (kusuru olmasa da zarar veren kişiye ya da faaliyete özen gösterip yönetme yükümlülüğü bulunduğu için).

Hakkaniyet Sorumluluğu:

Borçlar Kanunu’ na göre eğer hakkaniyet gerektiriyorsa, hâkim, sezgin olmayan yani akıl sağlığı yerinde olmayan bir kişinin verdiği zararı tazmin etmesine karar verebilir. Buna hakkaniyet sorumluluğu denir. Örneğin zengin bir akıl hastasının fakir bir çiftçinin tarlasını ateşe vermesi ve zarara uğratması gibi.

Gözetim ve Özen Gösterme Borcundan Doğan Sorumluluk:

Bazen bir kişinin ya da faaliyetin doğurduğu zarardan, o kişi ve faaliyeti gözetim ve yönetme ödevine sahip kişi (kusuru olmasa da) sorumlu tutulur. Bu çeşit sorumluluk halleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Adam Çalıştıranın (İstihdam Edenin) Sorumluluğu:

Bir kişi (çalıştıran-iş veren) yanında çalıştırdığı kimsenin haksız bir fiille üçüncü kişilere verdiği zarardan kusuru olmasa da sorumludur.

  • Yardımcı Kişilerin Eyleminden Sorumluluk:

Bir kimse sözleşme gereği bir başkasına olan borcunu yerine getirirken yardımcı bir kişi kullanırsa bu kişinin karşı tarafa (tazminat alacaklısına) verdiği zararı ödemesi gerekir. Adam çalıştıranın sorumluluğundan farklı olarak burada sözleşme ilişkisi mevcuttur.

  • Hayvan Tutan Kişinin Sorumluluğu:

Bir hayvanı elinde ve gözetimi altında bulunduran kişi, bu hayvanın başkalarına verdiği zarardan sorumlu olur.

  • Bina ve Diğer Yapı Eserinin Malikinin Sorumluluğu:

Toprağa bağlı olarak inşa edilen ve insanların kullanması, barınması vb, ya da hayvanların barınmasına yarayan binalar ile duvar, köprü, kanal, tünel gibi yapıların yapımlarındaki hata ya da bakımlarındaki eksiklik dolayısıyla başkalarına zarar vermesi halinde bu bina ya da yapının maliki kusurlu olamasa da doğan zararı tazminat olarak ödemek zorundadır.

  • Aile Başkanının (Ev Reisinin) Sorumluluğu:

Yasa, sözleşme ve gelenek gereği bir arada yaşayan aile mensuplarının başkanı durumunda bulunan kişi, akıl hastası olan veya akıl zayıflığı içine olan ya da küçük veya kısıtlı olan aile bireyleri üzerinde gözetim ve denetim ödevine sahiptir. Bu sayılan durumlardan birine giren kişi, başkalarına zarar verirse, bundan aile başkanı sorumlu olur.

  • Kamu Görevlilerinin Eylemlerinden Devletin Sorumluluğu:

Memur ve diğer kamu görevlilerinin görevlerini yaparken kusurları ile başkalarına verdikleri zararlardan da Devlet (kusuru olmadığı halde) sorumludur. Bu sorumluğun doğabilmesi için memurun kusurlu olması şarttır. Ayrıca devlet bu kusurlu davranış neticesinde ödediği tazminatı rücuen memurdan talep edebilir.

  • Taşınmaz Malikinin Sorumluluğu:

Bir taşınmaz maliki taşınmazını mülkiyet hakkına dayanarak dilediği gibi kullanabilir. Fakat, taşınmazın kullanım amacını aşacak ve başkalarına zarar verecek bir duruma bürünürse, malik doğacak zararları tazminat olarak ödemek zorundadır.

  • Çevreye Verilen Zararlardan Sorumluluk:

Eğer üretim, sanayi ve benzeri faaliyetlerle çevreye zarar verici ve kirletici etkiler doğarsa buna sebep olanlar kusur koşulu aranmaksızın sorumlu tutulurlar.

Kanun koyucu bu tip kusursuz sorumluluk haline bir kurtuluş beyinnesi öngörmüştür. Buna göre kişi gerekli bütün özeni gösterdiğini ya da göstermiş olsaydı da yine sonucun meydana geleceğini kanıtlarsa tazminat ödemek zorunda kalmaz.

Tehlike Sorumluluğu:

Tehlike doğuran bir faaliyette bulunanlar makine, işletme, alet, araç vb. gibi bu faaliyette kullandıkları şeylerin verdiği zarardan kusurları olmasa da sorumludurlar.

  • Trafik Kazası Sebebiyle Tazminat: Bu sorumluk hali, motorlu araç işletenin sorumluluğu olarak da ele alınabileceği gibi trafik kazaları sonucunda araç sahibinin sorumluluğu bu kapsama girmektedir. Ayrı bir yazıda incelediğimiz konunun detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.
  • Sivil Hava Aracı İşletenin Sorumluluğu: Uçak, helikopter ve benzeri sivil hava araçlarını işleten firma ve kişiler (özellikle havayolları şirketleri) bu hava araçlarının yol açtıkları kazalarda kişilerin uğradıkları bedeni zararlar ile mala gelen zararları kusursuz sorumluluk gereğince tazminat olarak ödemek zorundadırlar.
  • Devletin Manevra ve Atışlardan Sorumluluğu: Devlet askeri manevralar, sahipli arazide yaptığı atışlar, atış yapılan arazide sahiplerinin yararlanmasının yasaklanmasından doğan zararlardan sorumludurlar.
  • Petrol Hakkı Sahibinin Sorumluluğu: Petrol hakkı sahibi işletme ve kişiler petrol çıkarma faaliyetleri dolayısıyla üzerinde faaliyette bulundukları taşınmaz ile malikine ve çevredeki taşınmazların malikine verilen zararlardan dolayı kusursuz sorumluluk esasına göre sorumludurlar.

ZARAR

Bir eylem hukuka aykırı olup kusurla işlenmiş olsa bile eğer bir zarar doğmamışsa tazminat sorumluluğu da doğmaz. Zarar kural olarak paraya ölçülebilen bir kaybı ifade eder, kişinin mal varlığında aleyhine oluşan bir değişikliği gösterir. Ancak manevi tazminat istenmesi halinde zarar parasal değil, kişinin manevi varlıklarında ortaya çıkmıştır.

  • NEDENSELLİK BAĞI

Olağan yaşam deneyimlerine göre sonucu meydana getirmeye en uygun olanı bir bakıma doğrudan doğruya meydana getirmeye elverişli olanı neden sayılır. İşte tazminat yönünden aranan koşul da kusurlu davranış ile zarar arasındaki uygun illiyet bağının bulunmasıdır.

Tazminat kavramını genel hatları ile inceledikten sonra sizlerden gelen sorulara cevap vermeye çalışalım:

  • Tazminat Davası Hangi Mahkemede ve Nerede Açılır?

Tazminat davası, tüm davalar için yetkili yer olan davalının ikametgahında, davalı tüzel kişi (şirket, vakıf, dernek, üniversite vs.) ise tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yerde açılır. Tazminat davası hangi mahkemede görülür sorusuna verebileceğimiz yanıt ise, asliye hukuk mahkemelerinde görülür.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda farklı düzenlemeler de mevcuttur. Tazminat davasında yetkili mahkeme konusu kanuna göre doğru şekilde belirlenmelidir. Dolayısıyla istenilen her yerde tazminat davasının açılması mümkün değildir. O nedenle tazminat davasını açacak kişilerin burada yetkili mahkemeyi doğru tespit etmeleri, açılacak olan tazminat davasının sağlıklı bir şekilde yürümesi açısından oldukça önemli bir husustur.

  • Tazminat Davası Dilekçesi Kendim Hazırlayabilir Miyim ya da Arzuhalciye Tazminat Davası Dilekçesi Yazdırsam Olur Mu?

Bir avukat olarak bu soruyu bizlere yöneltmektense daha çok kendi kendinize bu tereddüttü yaşadığınızı biliyoruz. Bu defa türlü soru işaretleri içinizi yiyip bitiriyor ve hep bir eksik kaldı endişesi yaşıyorsunuz. Bunun da farkındayız. Her zaman söylediğimiz gibi davanızı kendiniz takip edebileceğiniz gibi her zaman dilekçelerinizi kendiniz ya da bir arzuhalciden yardım alarak hazırlayabilrsiniz. Ancak bu halde yaşayacağınız maddi ve manevi kayıpların telafisi ve geri dönüşü ne yazık ki mümkün olmamakta, usuli eksiklerden dolayı ağır mağduriyetler yaşama riski ile karşı karşıya kalırsınız. Maddi tazminat dava dilekçesi örneği ya da manevi tazminat davası dilekçesi örneği şeklinde internetten dilekçelere ulaşmak günümde çok kolay gibi görünse de yargılama aşaması çok farklı bir aşamadır ve profesyonel bir avukattan yardım almanız sizin yararınıza olacaktır.

  • Tazminat Davası Açma Ücreti Nedir?

Tazminat Davası kaç lira ya da tazminat davası açma kaç lira şeklinde sanki maddi bir şey alınıyormuşçasına sorularla da sıkça karşılaşmaktayız. Tazminat davası ücreti olarak kastedilen esasında tazminat davası açma masrafı dır. Bu miktar ise davada talep edilen tazminat miktarına göre değişkenlik gösterecektir. Ne kadar yüksek bir tazminat istenirse ona göre dava masrafı da yüksek olacaktır. Unutulmamalıdır ki, uygulamada dava açılırken tüm masraflar Mahkemeler tarafından gider avansı adı alında alınmaktadır. Bu anlamda en düşük dava masrafı dahi 500 TL-600 TL’den aşağı olmamaktadır.

  • Tazminat Davası Fiyatları Nasıldır?

Bu sorudan kasıt ise tazminat davasını takip edecek avukatın alacağı avukatlık ücretidir. Kesinlikle tavsiyemiz tazminat konusunda uzman ve tecrübeli bir hukuk bürosundan hukuki yardım almanızdır. Bu anlamda Samsun’un en iyi tazminat avukatları olarak ofis avukatlarımız sizin sorunlarınıza çözüm bulmaktan ve davalarınızı titizlikle takip etmekten memnuniyet duyacaktır. Gelelim sizlerin sorusuna; takdir edersiniz ki biz avukatlar Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre davaları takip etmekteyiz. Bu tarifenin altında iş takibi yapmamız disiplin cezası almamıza yol açmaktadır. Dolayısıyla bu tarifenin altında olmamak kaydıyla olayın yoğunluğuna ve talep edilecek tazminat miktarına göre dava avukatlık ücreti karşılıklı belirlenebilecektir.

  • Tazminat Davası Zamanaşımı Süresi Nedir?

Tazminat davası açmak isteyen kişiler açısından tazminat davasının açılabilmesi için gerekli süre, haksız fiilin gerçekleşmesinin öğrenilmesi üzerinden 1 yıldır. Bireyler haksız fiil karşısında bir yıl içerisinde maddi veya manevi tazminat davası açmalıdırlar. Bu süre trafik kazalarından kaynaklı tazminat davalarında 2 yıl olarak belirlenmiştir. Ayrıca tazminat davası uzamış zamanaşımı da olayın şekline göre uygulama alanı bulabilecektir. Diğer yandan haksız fiil gerçekleşmesinin üzerinden 10 yıl geçmiş olması durumunda tazminat davaları açılamamaktadır.

  • Tazminat Davası Kaç Yıl Sürer?

 Tazminat davası ne kadar sürer sorusuna cevap verebilmek neredeyse imkansızdır. Çünkü genellikle bu tür davalarda tanık deliline başvurulmakta, maluliyet ve kusur tespiti için dosya bilirkişiye gönderilmekte, keşif işlemleri yapılabilmektedir. Dolayısıyla bu saydığımız tüm usuli işlemler yargılama sürecini uzatabilmektedir. Mahkemelerin iş yoğunluğu da göz önünde bulundurulduğunda ortalama 2 yıllık bir sürede davalar ancak sonuçlanabilmektedir.

  • Tazminat Davasında Islah Olur Mu?

Elbette maddi tazminat davaları çoğunlukla kısmi dava olarak açılmaktadır. Zira örneğin kişinin kesin maluliyet oranının ve zararın tespiti için olay sonrası belirli bir sürenin geçmesi ve bilirkişi vasıtasıyla bu durumun tespiti gereklidir. Bilirkişi tarafından tespit edilen zarar doğrultusunda maddi tazminat talebi ıslah ile yükseltilebilmektedir. Ancak uygulamada çoğunluklu görüş manevi tazminatın kısmi olarak talep edilemeyeceği ve bölünemeyeceği yönündedir.

  • Tazminat Davasında Ne Kadar Tazminat Alabilirim?

Tazminat davalarında ne kadar tazminat ödeneceği belirli unsurlara bağlıdır. Öncelikli olarak doğan zarar miktarı hesap edilir. Ancak hesaplanan zarar miktarı aynen tazminata yansıtılmaz ve bunun tazminata ne ölçüde yansıyacağını hâkim belirler. Tazminat davalarında ödenecek tazminat birçok konu ile ilişkilidir. Maddi zararın boyutu, karşı tarafın ödeme gücü, hakkaniyet, manevi tazminat davalarında mağduriyetin ölçüsü… gibi farklı unsurlar tazminat davasında ne kadar tazminat ödeneceğinin belirlenmesi açısından önem arz etmektedir.

  • Tazminat Davası Boşanma Davasında Ayrı Olarak Açılabilir Mi?

Elbette açılabilir. Tazminat boşanma davası ile birlikte talep edilebileceği gibi boşanma haricinde bağımsız bir dava olarak da ikame edilebilir. Kanunda bunun aksine herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Konu ile ilgili Nafaka, Maddi-Manevi Tazminat konulu yazımızı inceleyebilirsiniz.

  • Hakaret Sebebiyle Tazminat Davası Açabilir Miyim?

Kişilik haklarının zedelenmesi sebebiyle tazminat açılabilmektedir. Kişi onur ve saygınlığını zedeleyici hakaret içerikli söylemlerle kişilik hakları zedelenen ve zarar gören kişi tazminat davası açabilir. Hakaret sebebiyle manevi tazminat davası açılabileceğini de unutmamak gerekir.

  • İftira Sebebiyle Tazminat Davası Açabilir Miyim?

İftira sebebiyle öncelikle iftirada bulunan kişiyi Savcılığa şikâyet etmek ve hakkında suç duyurusunda bulunmak gerekecektir. Akabinde kişilik haklarının zarara uğradığını ispatla buna dayanarak tazminat davası da ikame edilebilecektir.

  • Yanlış Tedavi Eden Doktora Tazminat Davası Açabilir Miyim?

Elbette, hatalı tedavi eden doktorun kusurlu davranışı tazminat sorumluluğunu da beraberinde getirmektedir. Bu tip davalar teknolojinin de gelişmesi, ülkemizde okur yazar oranının yükselmesi ile bilinçli hastalar tarafında yerinde aranan haklardan bir tanesidir. Uygulamada malpraktis davaları olarak bilinen yanlış tedavi uygulaması nedeniyle tazminat davaları için mutlaka sağlık hukuku alanında uzman ve deneyimli bir avukattan yardım alınız.

  • Tazminat Davasında Kazanılan Para Nasıl Alınır?

Ne yazık ki tazminat davasının kazanılması ile tazminat davasında hükmedilen tazminatın tahsili farklı kavramlardır. Tazminat davasının kazanılması ile devreye İcra Hukuku girer. Bu anlamda tazminat davasında hükmedilen tazminat miktarı icra takibi ile işleme alınır. Muhatap kişi ya da şirketten tazminatın tahsil edilme imkânı varsa iyi bir icra avukatı yardımıyla bu paranın tahsili mümkündür. Bunun için haciz gibi icrai işlemler uygulanarak tazminat bedeli tahsil edilebilecektir.

  • Tazminat Davası ve Tazminat Davası Avukatı

 Tazminat davaları haksız eylemden kaynaklanması, usuli işlemlerin yoğun olduğu, maluliyet ve kusur durumuna ilişkin bilirkişi tespitlerinin ve keşif icralarının gerekli olduğu yoğun emek ve mesai isteyen ve maddi ve manevi anlamda yüksek bedellerin talep edildiği davalardır. Dolayısıyla maddi ve manevi hak kayıplarının önlenmesi, usul ekonomisi gereğince davanın en hızlı şekilde sonuçlanması ve sonrası tazminat bedelinin tahsili için tazminat hukukuna hakim uzman avukatlara danışabilirsiniz.

 

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.